HABERMAX. 23 Nisan 2025’te meydana gelen depremin ardından evde düşerek yatalak hale geldiği belirtilen Parkinson hastası yaşlı bir kadının, İstanbul’daki şehir hastanelerinde yaşadığı süreç kamuoyunda tartışma yarattı. Hasta yakınlarının iddialarına göre, ağır enfeksiyon geçiren ve yoğun bakım ihtiyacı bulunduğu belirtilen hasta, günler boyunca hastaneler arasında yönlendirilirken defalarca taburcu edildi.

Parkinson Hastası Anne İçin Verilen Yaşam Mücadelesi Tartışma Yarattı
İddiaya göre aile, ilk olarak 17 Mayıs 2026 tarihinde ambulans çağırarak hastayı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi acil servisine götürdü. Yapılan ilk değerlendirmede hastanın ciğerlerinde ciddi enfeksiyon olduğu ve yoğun bakım ihtiyacı bulunduğu ifade edildi.
“Yoğun Bakıma Alınmalı Ama Onay Verilmedi”
Hasta yakınlarının aktardığına göre, nöroloji doktoru hastanın yoğun bakımda yatması gerektiğini söyledi ancak anestezi uzmanının onay vermemesi nedeniyle yoğun bakıma alınamadığı belirtildi.
Ailenin açıklamasına göre doktorlardan biri şu ifadeleri kullandı:
“Bu hastanın mutlaka yoğun bakımda yatması gerekir. Ancak anestezi uzmanı onay vermediği için yoğun bakıma alamıyorum.”
Hasta yakınları, ağır durumda olduğu belirtilen hastanın daha sonra taburcu edilmek istenmesine tepki gösterdi.
“Ambulans Verilmedi, Taksiyle Eve Döndük”
Aile, taburcu edilen hastayı eve götürmek için ambulans talep ettiklerini ancak bu taleplerinin karşılanmadığını öne sürdü. Bunun üzerine hastayı taksiyle eve götürmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Birkaç gün sonra yeniden fenalaşan hasta için tekrar ambulans çağrıldığı ve yeniden aynı hastaneye götürüldüğü belirtildi. Bu kez doktorların durumun daha ağır olduğunu ve entübe edilmesi gerektiğini söylediği aktarıldı.
“Yoğun Bakım Bulmayı Hasta Yakınına Söylediler” İddiası
Hasta yakınlarının en dikkat çeken iddialarından biri ise yoğun bakım yatağı arama süreciyle ilgili oldu. İddiaya göre hastane görevlileri, aileye başka hastanelerde yoğun bakım yeri aramaları gerektiğini söyledi.
Aile bu duruma tepki göstererek şu soruyu yönelttiklerini belirtti:
“Yoğun bakım bulmak hasta yakınının görevi mi, hastanenin görevi mi?”
İddiaya göre kendilerine verilen cevap ise “Sistem böyle” oldu.
“Şehir Hastanelerine Getirmeyin” İddiası
Ailenin açıklamalarında yer alan bir başka dikkat çekici iddia ise bir doktorun söylediği öne sürülen sözler oldu. İddiaya göre doktor şu ifadeleri kullandı:
“Hastalarınızı şehir hastanelerine getirmeyin. Çünkü bu hastanelerde istediğiniz ilgi gösterilmiyor. Doktorlar sorumluluk almamak için hastayı birbirine sevk ediyor.”
Bu sözlerin ardından aile, hastayı kendi imkanlarıyla Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne götürdüklerini açıkladı.
“Yapay Zekaya Sorun” Sözü Tepki Çekti
Ailenin anlatımına göre burada da farklı sorunlarla karşılaşıldı. Hastanın midesine hortum takılması gerektiği belirtilirken, gerekli ekipmanın hastanede bulunmadığı ve medikale yönlendirildikleri iddia edildi.
Hasta yakınları, medikal firmasında hortum ölçüsü sorulunca doktoru aradıklarını ve kendilerine “Yapay zekaya sorun” cevabının verildiğini öne sürdü.
“Sistem Büyüdü Ama Merhamet Küçüldü”
Yaşadıkları süreci kamuoyuyla paylaşan aile, Türkiye’de sağlık sisteminin özellikle hasta hakları konusunda ciddi sorunlar barındırdığını savundu.
Aile açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün şehir hastaneleri devasa binalarla övülüyor olabilir. Fakat mesele beton değil, insan hayatıdır. İnsan hayatının değersizleştiği yerde en büyük bina bile vicdansız bir koridora dönüşür.”
Olayla ilgili hastanelerden resmi bir açıklama yapılmadı.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.