HABERMAX. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık çalışanlarının nöbet ücretleri, ek ödemeleri ve özlük haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Akarken, sağlıkta ücret adaletinin çalışanları karşı karşıya getirmekle değil, her çalışanın emeğinin ve sorumluluğunun karşılığını hakkaniyetli biçimde vermekle sağlanabileceğini vurguladı.
gorselSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun nöbet tutan sağlık çalışanları ile idari görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesine ilişkin açıklamaları, sağlık sektöründe ücret adaleti tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Gece, hafta sonu ve resmî tatillerde görev yapan çalışanların ücretlerinin çalışma koşullarıyla orantılı olması gerektiğine yönelik talepler öne çıkarken, SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Akarken, sağlık sisteminin farklı birimlerinde görev yapan çalışanların farklı sorumluluklar üstlendiğine dikkat çekerek, çözümün bir meslek grubunun haklarını başka bir grubun haklarıyla karşılaştırmak olmadığını belirtti. Sağlık hizmetinin kesintisiz sürdürülebilmesi için görev yapan bütün çalışanların emeğinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Akarken, ücret sisteminde adaletin sağlanması çağrısında bulundu.
“SORUN KİMİN DAHA AZ ÇALIŞTIĞI DEĞİL, EMEĞİN KARŞILIĞININ VERİLMEMESİDİR”
Sağlık çalışanlarının uzun süredir üstlendikleri sorumlulukların ücretlerine yeterince yansıtılmadığını dile getirdiğini belirten Özlem Akarken, farklı görev alanlarının sağlık sisteminin işleyişinde ayrı ayrı önem taşıdığını söyledi.
Akarken, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Sağlık kurumları çalışanlarının yıllardır dile getirdiği en önemli sorunlardan biri, üstlendikleri sorumlulukların ve verdikleri emeğin ücretlerine yeterince yansımamasıdır. Bir sağlık kurumları çalışanı gece boyunca hastasının başında nöbet tutarken, bir başka çalışan idari süreçlerin yürütülmesinde görev alıyor. Her iki görevin de sağlık sisteminde bir karşılığı ve önemi var. Ancak gece nöbetinin, hafta sonu mesaisinin, bayramda çalışmanın ve ağır sorumlulukların ücretlendirilmesinde adalet sağlanması gerekiyor. Burada sorun kimin daha az çalıştığı değil, kimin emeğinin karşılığını ne ölçüde alabildiğidir.”
NÖBET TUTANIN HAKKI İÇİN BAŞKA BİR ÇALIŞANIN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLMEMELİ
Sağlık çalışanlarının görev alanları üzerinden karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akarken, nöbet ücretlerinin çalışma yükü ve günümüzün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Hekimlerden hemşirelere, ebelerden sağlık teknikerlerine ve idari personellere kadar sağlık hizmetinin sürdürülmesine katkı sağlayan bütün çalışanların emeklerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Akarken, şöyle konuştu:
“Sağlık kurumları çalışanları arasında adalet sağlamak istiyorsak çözüm, bir çalışanın hakkını başka bir çalışanın hakkıyla karşılaştırmak olmamalıdır. Nöbet tutan sağlık kurumları çalışanının hakkını vermek için başka bir sağlık kurum çalışanının emeğini değersizleştirmeye gerek yok. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz, ebelerimiz, sağlık teknikerlerimiz ve diğer sağlık kurum çalışanlarımız, görev yaptıkları her alanda sağlık hizmetinin devamlılığına katkı sağlıyor. Yapılması gereken, özellikle gece ve tatil günlerinde çalışan personelin üstlendiği ilave yükü ücretine gerçek anlamda yansıtmaktır.”
Akarken’in açıklamasında, özellikle gece nöbetleri, hafta sonu mesaileri ve resmî tatillerde sürdürülen sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesinde çalışma koşullarının dikkate alınması gerektiği öne çıktı.
SAĞLIKTA ÜCRET ADALETİ KALICI DÜZENLEMEYLE SAĞLANMALI
Nöbet ücretlerinin yalnızca çalışma saati üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akarken, mesleki risklerin, sorumlulukların, çalışma koşullarının ve dinlenme hakkının da ücret politikalarının bir parçası olması gerektiğini ifade etti.
Sağlık çalışanlarının ekonomik haklarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması çağrısında bulunan Akarken, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Gece boyunca kesintisiz sağlık hizmeti sunan, bayramda ailesinden uzak kalan, ağır hasta sorumluluğu üstlenen sağlık kurumları çalışanlarının emeği görmezden gelinemez. Ancak bu sorunun çözümü geçici görevlendirmelerin iptaliyle sınırlı kalmamalıdır. Nöbet ücretleri günümüz ekonomik koşullarına uygun hale getirilmeli, fazla mesainin karşılığı eksiksiz ödenmeli, çalışanların dinlenme hakkı korunmalı ve ücret sistemindeki eşitsizlikler giderilmelidir.”
Akarken, ücret adaletinin sağlanması için yapılacak düzenlemelerin yalnızca belirli bir çalışan grubuyla sınırlı tutulmaması, sağlık sistemindeki farklı meslek gruplarının çalışma şartlarının ve özlük haklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
SAHİM-SEN’DEN YETKİLİLERE ÇAĞRI
SAHİM-SEN olarak sağlık kurumları çalışanlarının görev tanımları, nöbet koşulları, ek ödemeleri ve özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin bütün meslek gruplarını kapsayacak şekilde yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini belirten Özlem Akarken, yetkililere adil ve kalıcı bir ücret sistemi oluşturulması çağrısında bulundu.
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğinde çalışanların emeğinin ve motivasyonunun önemine dikkat çeken Akarken, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sağlıkta adalet, çalışanların birbirleriyle kıyaslanmasıyla değil, her çalışanın emeğinin ve sorumluluğunun hakkaniyetli biçimde karşılık bulmasıyla sağlanır. Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan çalışanlarımız artık yalnızca takdir edilmek değil, emeklerinin karşılığını almak istiyor. Yetkililere çağrımız açıktır: Sağlık kurumları çalışanlarını birbirine karşı değil, adil bir ücret sisteminde yan yana getirin.”
Sağlık çalışanlarının nöbet ücretleri, fazla mesai ödemeleri, ek ödeme sistemi ve özlük haklarına ilişkin taleplerinin önümüzdeki dönemde de gündemde kalması beklenirken, tartışmaların odağında bütün çalışanların emeğini gözeten, çalışma koşullarını dikkate alan ve kalıcı çözümler sunan bir ücret sisteminin oluşturulması bulunuyor.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.