HABERMAX. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, toplumda menopoza dair farkındalığın henüz yeterli düzeyde olmadığını vurguladı. Kadınların yaşam kalitesini düşüren şikayetleri "nasıl olsa menopozdandır" diyerek geçiştirmesinin ciddi hastalıklara davetiye çıkardığını belirten Dr. Ağca, bu dönemde en sık yapılan 6 hatayı ve hayati önerileri sıraladı.

1. "Menopozda Olur" Diyerek Şikayetlere Katlanmak
Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu ve vajinal kuruluk gibi belirtiler menopozda sık görülse de tedavi edilmeden katlanılması gereken durumlar değildir. Üstelik her şikayeti menopoza bağlamak; tiroit hastalıkları, anemi ve metabolik sorunlar gibi farklı rahatsızlıkların gözden kaçmasına neden olabilir.
2. Hormon Tedavisinden Kulaktan Dolma Bilgilerle Korkmak
Hormon tedavisinin herkese aynı şekilde uygulandığı ve tehlikeli olduğu algısı büyük bir yanlıştır. Günümüzde tedavinin tamamen kişiye özel planlandığını belirten Dr. Jale Dal Ağca, uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavinin yaşam kalitesini baştan aşağı değiştirdiğini ve kemik erimesini önlediğini ifade ediyor.
3. Kalp ve Kemik Sağlığını İhmal Etmek
Menopoz sürecini yalnızca sıcak basmalarından ibaret sanmak, kemik kaybı ve kalp-damar hastalıkları riskini göz ardı etmeye yol açar. Östrojen düşüşüyle birlikte kemik kaybı hızlanır, bel çevresinde yağlanma artar ve kardiyovasküler riskler değişir. Bu nedenle menopoz takibi sadece hormon tetkikinden ibaret olmamalıdır.
4. Sadece Kiloya Fokuslanıp Kasları Unutmak
Değişen hormonlar karın bölgesinde yağlanmayı artırırken kas kütlesinin hızla erimesine sebep olur. Bu dönemde yapılan çok düşük kalorili diyetler kas kaybını daha da hızlandırır. 50'li yaşlardan sonra sadece zayıflamaya değil; direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla kas gücünü korumaya odaklanılmalıdır.
5. Uyku Sorununu Sadece Menopoza Bağlamak
Gece terlemeleri uykuyu bölse de tek neden hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında azalan gün ışığı ve fiziksel aktivite eksikliği de uykuyu olumsuz etkiler. Ayrıca uykuya geçiş için tüketilen alkol, hem uyku kalitesini bozar hem de meme kanseri riskini artırır. Gün ışığından yararlanmak ve akşam saatlerinde kafein ile alkolden uzak durmak büyük önem taşır.
6. "Yaşım Geldi, Artık Böyle" Diyerek Yaşam Konforunu İhmal Etmek
Östrojen azalmasına bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk, idrar yolu yakınmaları ve cinsel ilişkide ağrı gibi sorunlar mahremiyet çekinceleri nedeniyle hekimlerden saklanmaktadır. Dr. Ağca, kişiye özel lokal tedavilerle bu sorunların çözülebileceğini vurgulayarak, kadınların yaşam konforunu yaşa bağlı olarak feda etmemeleri gerektiğinin altını çiziyor.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.