HABERMAX. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Kayseri’nin Yahyalı ilçesine bağlı Senirköy’de şeker pancarı üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşıdı. Verilen randevulara uyarak pancarlarını söken çiftçilerin ürünlerinin 20 gün, hatta bir aya kadar tarlada beklediğini belirten Karal, nakliye gecikmelerinin üreticiyi hem tonaj hem de kalite kaybı riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Karal, “Çiftçi randevuya uydu, pancarını söktü ama ürünü bir aydır tarlada bekliyor. Üreticinin uğradığı zararın hesabını kim verecek?” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

SENİRKÖY’DE ŞEKER PANCARI ÜRETİCİLERİNİN MAĞDURİYETİ GÜNDEMDE
Kayseri’nin Yahyalı ilçesine bağlı Senirköy’de şeker pancarı üretimi yapan çiftçilerin yaşadığı sorunlar, tarım sektöründe üreticilerin karşı karşıya kaldığı güçlükleri yeniden gündeme getirdi. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, üreticilerden kendisine ulaşan şikâyetler üzerine pancarların tarlada bekletilmesine tepki gösterdi.
Karal’ın aktardığı bilgilere göre, Kayseri Şeker’in ilgili bölge birimi tarafından belirlenen söküm randevularına uyan üreticiler, kendilerine bildirilen tarihlerde pancarlarını hasat etti. Ancak hasadın ardından ürünlerin zamanında fabrikaya taşınmaması nedeniyle pancarlar tarlalarda beklemeye devam etti.
Üreticilerin bazı durumlarda 20 gün, hatta bir aya varan bekleme süreleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Karal, yaşanan gecikmelerin çiftçinin emeğini ve ekonomik kazancını riske attığını ifade etti.
“ÇİFTÇİ SÖZÜNÜ TUTTU, ŞİMDİ KARŞILIĞINI BEKLİYOR”
Şeker pancarı üretiminde planlamanın ve zamanında nakliyenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Hasan Karal, çiftçinin kendisine bildirilen programa uygun hareket ettiğini, buna rağmen ürününü teslim etmekte sorun yaşadığını vurguladı.
Karal, randevulu söküm sisteminin temel amacının üretim sürecini düzenlemek, çiftçinin işini kolaylaştırmak ve hasat ile fabrikaya teslimat arasındaki süreci planlı şekilde yürütmek olduğunu belirtti. Ancak pancarların tarlada beklemesinin, sistemin işleyişine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdiğini kaydetti.
Karal, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Çiftçimize hangi gün pancarını sökeceği söylenmiş, o da belirtilen tarihte ürününü hasat etmiş. Ancak pancarlar hâlâ tarlada bekliyor. Üretici yetkililere ulaşmaya çalışıyor, karşısında muhatap bulamadığını söylüyor. Kayseri Şeker yönetimi bu şikâyetlere derhâl cevap vermeli.”
Üreticinin kendisine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini belirten Karal, şimdi ürünlerin teslim alınması ve fabrikaya taşınması sürecinden sorumlu olanların görevlerini zamanında yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.
KAYSERİ ŞEKER YÖNETİMİNE ÜÇ KRİTİK SORU
Hasan Karal, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için Kayseri Şeker yönetiminin kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirterek gecikmenin nedenlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Karal, özellikle şu sorulara yanıt verilmesi gerektiğini dile getirdi:
Kaç üreticinin şeker pancarı tarlada bekliyor?
Taşınmayı bekleyen pancar miktarı toplam kaç ton?
Ürünlerin fabrikaya ulaştırılmasında yaşanan gecikmenin nedeni ne?
Karal’a göre, bu soruların yanıtlanması hem mağduriyetin boyutunun belirlenmesi hem de benzer sorunların tekrar yaşanmaması açısından önem taşıyor.
Ürünlerin tarlada bekletilmesinin daha fazla uzamaması gerektiğini vurgulayan Karal, pancarların bir an önce fabrikaya ulaştırılmasını, gecikme nedeniyle ortaya çıkan zararların belirlenmesini ve üreticilerin mağduriyetinin giderilmesini istedi.
Karal, “Çiftçi sözünü tuttu, üzerine düşeni yaptı. Şimdi sorumluluğunu yerine getirme sırası pancarı teslim alacak olanlarda.” sözleriyle yetkililere çağrısını yineledi.
GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 30 ARTTI, PANCAR FİYATINDAKİ ARTIŞ YÜZDE 20’DE KALDI
Hasan Karal’ın gündeme getirdiği bir diğer önemli konu ise şeker pancarı üretim maliyetleri ile alım fiyatları arasındaki fark oldu.
Karal, 2026-2027 üretim dönemi için şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dâhil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklandığını hatırlattı. TÜİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 30,28 arttığına dikkat çeken Karal, pancar alım fiyatındaki artışın ise yüzde 20 seviyesinde kaldığını belirtti.
Bu tablonun üreticinin gelirini ve üretimden elde edeceği kazancı olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Karal, çiftçinin yalnızca hasat ve nakliye sorunlarıyla değil, aynı zamanda yükselen maliyetlerle de mücadele ettiğini söyledi.
Mazot, gübre, sulama, işçilik ve hasat giderlerinin üretim bütçesi üzerindeki baskısının arttığını belirten Karal, açıklanan alım fiyatının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını savundu.
MAZOT, GÜBRE, SULAMA VE İŞÇİLİK GİDERLERİ ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR
Şeker pancarı üretimi, ekim aşamasından hasada ve fabrikaya teslimata kadar önemli miktarda emek ve maliyet gerektiriyor. Tarlanın hazırlanması, tohum, gübre, sulama, tarımsal mücadele, işçilik ve hasat giderleri üreticinin toplam maliyetinde belirleyici rol oynuyor.
Bu giderlerde yaşanan artışlar, çiftçinin ürününü hangi fiyattan satacağını daha da önemli hâle getiriyor. Üretici, artan maliyetler karşısında yeterli gelir elde edemediğinde gelecek üretim dönemine ilişkin planlamasını yapmakta da zorlanabiliyor.
Karal, şeker pancarı üreticilerinin mevcut koşullarda zaten ekonomik baskı altında olduğunu, tarlada bekleyen ürünlerin ise bu yükü daha da ağırlaştırdığını dile getirdi.
Üreticinin kendi kontrolü dışında gelişen nakliye gecikmeleri nedeniyle ilave kayıplarla karşılaşma ihtimalinin kabul edilemez olduğunu belirten Karal, yaşanan sorunun yalnızca lojistik bir aksaklık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
TARLADA BEKLEYEN PANCARDA AĞIRLIK VE KALİTE KAYBI RİSKİ
Şeker pancarının hasat edilmesinin ardından uygun koşullarda ve mümkün olan en kısa sürede işleme tesislerine ulaştırılması önem taşıyor. Bekleme süresinin uzaması ve depolama koşullarının elverişsiz olması, ürünün ağırlığında ve kalitesinde kayıp riskini artırabiliyor.
Senirköy’de pancarların günlerce tarlada beklediğine ilişkin şikâyetleri gündeme taşıyan Karal, nakliye sürecindeki gecikmelerin üreticinin ekonomik kaybına yol açabileceğine dikkat çekti.
Üreticilerin yaşadığı zararın boyutunun belirlenmesi için tarlada bekleyen pancar miktarının, bekleme sürelerinin ve ürünlerin mevcut durumunun tespit edilmesi gerektiğini ifade eden Karal, sorunun gecikmeden çözüme kavuşturulmasını istedi.
Karal’ın açıklamasına göre, çiftçinin hasat planına uymasına rağmen ürününü zamanında teslim edememesi, üreticinin sorumluluğu dışındaki bir durum nedeniyle mağduriyet yaşadığı yönündeki eleştirileri beraberinde getiriyor.
ŞEMSİ BAYRAKTAR’IN FİYAT ELEŞTİRİSİNİ HATIRLATTI
Hasan Karal, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın da açıklanan şeker pancarı alım fiyatının üretim maliyetlerini karşılamadığı yönündeki itirazını hatırlattı.
Karal’a göre, tarımsal girdi fiyatlarındaki artış ile ürün alım fiyatındaki artış arasındaki fark, üreticilerin gelir beklentilerini olumsuz etkileyen önemli başlıklardan biri.
Pancar üreticisinin hem fiyat hem de teslimat sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Karal, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçinin emeğinin karşılığını almasının önemine işaret etti.
Üreticinin gelirini koruyacak fiyat politikalarının yanı sıra hasat, nakliye ve teslimat süreçlerinin de düzenli işlemesi gerektiğini ifade eden Karal, yaşanan sorunların çözümü için ilgili kurumların sorumluluk alması çağrısında bulundu.
“ÇİFTÇİNİN ALIN TERİ İKİ TARAFTAN ERİYOR”
Hasan Karal, şeker pancarı üreticisinin bir taraftan yükselen girdi maliyetleriyle, diğer taraftan tarlada bekleyen ürünün oluşturduğu kayıp riskiyle mücadele ettiğini söyledi.
Üreticinin emeğinin korunması gerektiğini vurgulayan Karal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Mazot, gübre, sulama, işçilik ve hasat maliyetleri çiftçimizin belini büküyor. Açıklanan alım fiyatı zaten üreticimizin beklentilerini karşılamıyor. Şimdi bir de kendi kusuru dışında yaşanan nakliye gecikmeleri nedeniyle tonaj ve kalite kaybıyla karşı karşıya. Bir taraftan artan maliyetler, diğer taraftan tarlada bekleyen ürünün kaybı... Çiftçimizin alın teri iki taraftan eriyor. Bu mağduriyete daha fazla seyirci kalınamaz.”
GÖZLER YETKİLİLERİN ATACAĞI ADIMLARDA
Kayseri’nin Yahyalı ilçesine bağlı Senirköy’de gündeme gelen şeker pancarı sorunu, üreticilerin maliyet baskısının yanı sıra hasat sonrası lojistik süreçlerde de güvenilir ve zamanında hizmete ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
DEVA Partili Hasan Karal, Kayseri Şeker yönetiminin yaşanan gecikmelere ilişkin açıklama yapmasını, tarlada bekleyen ürünlerin hızla fabrikaya ulaştırılmasını ve üreticilerin olası zararlarının tespit edilmesini istedi.
Üreticilerin şikâyetlerine ilişkin Kayseri Şeker yönetiminin değerlendirmesi ve atılacak adımlar ise konunun bundan sonraki süreci açısından önem taşıyor.
Çiftçinin emeğinin korunması, üretimin sürdürülebilirliği ve tarımsal gelirlerin güvence altına alınması için yaşanan mağduriyetin giderilmesi bekleniyor.




Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.