23 Eylül 2026
HaberMax LogoGerçek Haberin Kaynağı
DOLAR48.79 %0.05
EURO56.05 %0.12
ALTIN (GR)6.870 %1.05
ÇEYREK11.300 %0.80
Son Dakika
Haberler/SAĞLIK+/Çocuklarda Kanser Tedavisinde Ağız ve Diş Sağlığına Dikkat

Çocuklarda Kanser Tedavisinde Ağız ve Diş Sağlığına Dikkat

Çocuklarda Kanser Tedavisinde Ağız ve Diş Sağlığına Dikkat

HABERMAX. Çocukluk çağı kanserlerinde uygulanan kemoterapi ve özellikle baş-boyun bölgesine yönelik radyoterapi, ağız ve diş sağlığını önemli ölçüde etkileyebiliyor. Ağız yaraları, kuruluk, enfeksiyonlar ve diş eti problemleri, çocuğun beslenmesinden yaşam kalitesine kadar birçok alanı etkileyebildiği gibi kanser tedavisinin yürütülmesini de zorlaştırabiliyor.

gorselgorsel

Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, Çocukluk Çağı Kanserleri Farkındalık Ayı (Altın Eylül) kapsamında, kanser tedavilerinin çocukların ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kemoterapi ve radyoterapi ağız sağlığını etkileyebiliyor

Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, çocukluk çağı kanserlerinde kullanılan kemoterapi ve özellikle baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapinin ağız dokuları ve dişler üzerinde çeşitli etkiler oluşturabileceğini belirtti.

Tedavi sürecinde en sık karşılaşılan sorunlardan birinin ağız mukozasında kızarıklık, hassasiyet ve yaraların oluşması olduğunu ifade eden Şen, bu durumun “oral mukozit” olarak adlandırıldığını söyledi.

Oral mukozitin ciddi ağrıya neden olabileceğini belirten Şen, bazı çocuklarda yemek yeme ve hatta konuşma sırasında güçlük yaşanabileceğine dikkat çekti.

Bunun yanı sıra ağız kuruluğu, tat değişiklikleri, diş hassasiyeti, diş çürüklerinde artış, diş eti sorunları ile mantar ve viral enfeksiyonların da görülebileceği aktarıldı.

Radyoterapi sonrası kalıcı ağız kuruluğu gelişebilir

Baş-boyun bölgesine radyoterapi uygulanan çocuklarda tükürük bezlerinin etkilenebileceğini belirten Şen, bunun kalıcı ağız kuruluğuna yol açabileceğini ifade etti.

Ağız kuruluğunun yanı sıra çene hareketlerini kısıtlayan trismusun da ortaya çıkabileceğini kaydeden Şen, özellikle tedavinin küçük yaşlarda uygulanması durumunda uzun vadede diş gelişiminin de etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Bu süreçte dişlerin şekil ve boyutlarında bozukluklar, mine gelişimiyle ilgili problemler, bazı dişlerin hiç gelişmemesi ve çene-yüz gelişiminde değişiklikler görülebileceği belirtildi.

14 günden uzun süren ağız yaraları önemsenmeli

Kanser tedavisi gören çocuklarda ağız yaralarının başlangıçta kızarıklık, hassasiyet ve yanma şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Şen, daha sonra bu lezyonların ağrılı ülserlere dönüşebileceğini söyledi.

Ağızda meydana gelen ağrı nedeniyle çocuğun yemek yemekten, sıvı tüketmekten veya dişlerini fırçalamaktan kaçınabileceğine dikkat çekildi.

Özellikle küçük çocukların yaşadıkları ağrıyı sözlü olarak ifade etmekte zorlanabileceğini belirten Şen, iştahsızlık, ağlayarak yemek yeme ve ağız bakımına direnç gösterme gibi davranışların aileler açısından önemli uyarı işaretleri olabileceğini aktardı.

Çocuğun sıvı veya besin alamaması, ağız yaralarının hızla çoğalması, belirgin kanama görülmesi veya ağızda enfeksiyon düşündüren değişikliklerin ortaya çıkması halinde gecikmeden hekimle iletişime geçilmesi gerektiği vurgulandı.

Bağışıklık sisteminin tedavi nedeniyle baskılanabildiği dönemlerde enfeksiyon belirtilerinin her zaman belirgin olmayabileceğine dikkat çekilirken, iyileşmeyen veya 14 günden uzun süren ağız lezyonlarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Diş eti sorunları yalnızca kanser tedavisine bağlanmamalı

Kanser tedavisi sırasında diş eti dokularında çeşitli değişiklikler görülebileceğini ancak diş eti çekilmesinin kanser tedavisinin tipik ve doğrudan sonuçlarından biri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şen, ağız sağlığındaki bozulmanın birden fazla faktörle ilişkili olabileceğini söyledi.

Ağız kuruluğu, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve ağız bakımının aksaması diş eti dokularını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan ağız mukozasında oluşan ağrı nedeniyle çocuğun dişlerini yeterince fırçalayamaması da ağızda bakteri birikiminin artmasına neden olabilir.

Yanlış veya travmatik diş fırçalamanın da diş eti dokularına zarar verebileceğine dikkat çekildi.

Bu nedenle diş etlerinde meydana gelen değişikliklerin yalnızca “kanser tedavisinin yan etkisi” olarak değerlendirilmemesi, tedavinin etkileriyle birlikte ağız bakımındaki değişikliklerin de göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.

Kanser tedavisi başlamadan önce ağız kontrolü önemli

Kemoterapi öncesinde mevcut diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve enfeksiyonların belirlenerek gerekli tedavilerin planlanmasının önemli olduğu vurgulandı.

Bunun temel nedenlerinden birinin kemoterapi sırasında bağışıklık sisteminin baskılanması olduğunu belirten Şen, normal koşullarda kontrol altında bulunan bir diş enfeksiyonunun bağışıklığın zayıfladığı dönemde daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.

Tedavi başlamadan önce ağızda mevcut olan veya ilerleyen dönemde enfeksiyon oluşturabilecek risklerin mümkün olduğunca ortadan kaldırılması hedefleniyor.

Bu kapsamda diş kaynaklı enfeksiyonlar, ileri seviyedeki çürükler, ciddi periodontal problemler, prognozu kötü olan dişler ve ağız dokularını sürekli tahriş eden durumların değerlendirilmesi gerekiyor.

Buradaki amacın kanser tedavisini geciktirmek olmadığını belirten Şen, aksine onkoloji tedavisinin gereksiz yere aksamasını önlemek ve ilerleyen süreçte ciddi enfeksiyonlara neden olabilecek riskleri önceden azaltmak olduğunu ifade etti.

Ağız bakımı düzenli ve travmadan uzak yapılmalı

Çocuk onkoloji hastalarında ağız ve diş bakımının temel amacının ağız içini mümkün olduğunca temiz tutmak ve dokuların travmatize edilmesini önlemek olduğu belirtildi.

Çocuğun genel sağlık durumu izin verdiği sürece yumuşak kıllı diş fırçasıyla günde 2-3 kez dişlerin ve dilin temizlenmesi öneriliyor.

Kanser tedavisi sırasında ağız hijyeninin korunmasının ağızdaki mikroorganizma yükünün azaltılmasına yardımcı olabileceği, böylece enfeksiyon ve mukozit riskinin yönetimine katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Florürlü diş macunu kullanılması gerektiği belirtilirken, özellikle çürük riski ve ağız kuruluğu bulunan çocuklarda ek florür uygulamalarının hekim tarafından planlanması gerektiği vurgulandı.

Beslenmede şeker ve tahriş edici gıdalara dikkat

Kanser tedavisi gören çocuklarda beslenme düzeninin ağız ve diş sağlığı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle şeker içeren ilaçlar ve yüksek karbonhidrat içeren takviyelerin diş çürüğü riskini artırabileceğine dikkat çekildi.

Ağızda ağrı veya mukozit bulunan dönemlerde ise çok sıcak, baharatlı, sert, kıtır ve asidik yiyeceklerden uzak durulması öneriliyor.

Ağız kuruluğu gelişen çocuklarda sık su içmek, uygun durumlarda şekersiz sakız veya tükürük destekleyici ürünlerden yararlanmak ve alkol içermeyen ağız bakım ürünlerini tercih etmek faydalı olabilir.

Diş ipi kullanımı çocuğun durumuna göre sürdürülmeli

Çocuğun diş ipini doğru ve dokulara zarar vermeden kullanabilmesi halinde günlük kullanımın sürdürülebileceği belirtildi.

Ancak diş ipi kullanımında kanama veya ağrı meydana geliyorsa sorunlu bölgenin zorlanmaması gerekiyor.

Bağışıklık sistemi ve kan hücrelerinin ciddi şekilde düştüğü dönemlerde ise diş etlerine zarar verebilecek kürdan veya bazı su püskürtmeli ağız bakım cihazlarının kullanılmasının önerilmediği ifade edildi.

Diş hekimi kontrolü kanser tedavisinin bir parçası

Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, diş hekimi kontrollerinin kanser tedavisinden ayrı bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Kanser tedavisinin yalnızca hastalığın kontrol altına alınmasından ibaret olmadığını belirten Şen, çocuğun tedavi sürecini mümkün olduğunca güvenli ve rahat şekilde sürdürebilmesinin de önemli olduğunu ifade etti.

Ağızda meydana gelen enfeksiyonların veya ciddi yaraların çocuğun yemek yemesini, sıvı tüketmesini ve genel sağlık durumunu etkileyebileceğine dikkat çekilirken, bazı durumlarda ağız ve diş sorunlarının kanser tedavisinin planlanmasını da zorlaştırabileceği belirtildi.

Sağlıklı ağız, tedavi sürecinin önemli parçalarından biri

Uzman değerlendirmesine göre kemoterapi veya radyoterapi başlamadan önce ağızda enfeksiyona neden olabilecek sorunların belirlenmesi, tedavi sırasında ağız hijyeninin korunması ve ortaya çıkabilecek yan etkilerin erken dönemde yönetilmesi çocukların yaşam kalitesinin desteklenmesinde önem taşıyor.

Çocukluk çağı kanserlerinde ağız ve diş sağlığının düzenli takip edilmesi, yalnızca dişlerin korunması açısından değil, çocuğun beslenmesi, enfeksiyonlardan korunması ve tedavi sürecinin daha güvenli ilerleyebilmesi açısından da önem taşıyor.

Habermax.net

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?
📲
Masaüstüne Ekle
HaberMax'i tek tıkla açın