HABERMAX. Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’nin eğitim sistemi, öğrenci yoksulluğu, okul çevrelerinde güvenlik ve uyuşturucuyla mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu ayrıca “Terörsüz Türkiye” süreci, PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü müzakereler, Abdullah Öcalan’ın statüsü ve Yenidoğan Çetesi davasına ilişkin sert eleştiriler yöneltti.
gorsel“16 MİLYON ÖĞRENCİ EN KIYMETLİ VARLIĞIMIZ”
Yeni eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin heyecan yaşadığını belirten Karamahmutoğlu, ilk ve ortaöğretimde yaklaşık 16 milyon öğrencinin bulunduğunu söyledi.
Bu rakamın Türkiye açısından stratejik bir değer taşıdığını savunan Karamahmutoğlu, eğitim alanının ülkenin en öncelikli yatırım alanlarından biri olması gerektiğini ifade etti.
Karamahmutoğlu, “Bu bizim ülkece en kıymetli varlığımız ve zenginliğimiz. Öyleyse ülkece yapacağımız yatırımlarda en öncelikli alan da burası olmalıdır. Bu öğrencilerimiz olmalıdır” dedi.
“EĞİTİM SİSTEMİ SÜREKLİ DEĞİŞTİRİLDİ”
Karamahmutoğlu, AK Parti hükümetleri döneminde eğitim sisteminde sık sık değişiklik yapıldığını ileri sürerek, 2002’den bu yana Milli Eğitim Bakanlığı görevinde dokuz farklı ismin bulunduğunu belirtti.
Her bakan ve hükümet değişikliğinde müfredat ve sınav sistemlerinin değiştirildiğini savunan Karamahmutoğlu, bu durumun eğitim kalitesini olumsuz etkilediğini iddia etti.
Karamahmutoğlu, eğitim politikalarının istikrarlı ve uzun vadeli bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“ÇOCUKLAR AÇ KARINLA DERS DİNLİYOR”
Açıklamasında ekonomik sorunların öğrencilerin eğitim hayatına etkisine de geniş yer veren Karamahmutoğlu, yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin çocukların eğitim hakkını doğrudan etkilediğini savundu.
Karamahmutoğlu, ekonomik koşullar nedeniyle bazı çocukların eğitimden uzaklaşarak çalışmak zorunda kaldığını ileri sürerek, okullarda öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek verilmesi gerektiğini savundu.
Türkiye’de milyonlarca öğrencinin yeterli beslenme imkanından yoksun kaldığını iddia eden Karamahmutoğlu, “Günlük bir öğün ücretsiz yemek fazla görülüyor, çok görülüyor bu yoksul ailelerin çocuklarına” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisi Sözcüsü, eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca okul ve öğretmen sayısıyla sınırlı olmadığını, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiğini belirtti.
OKUL ÇEVRELERİNDE GÜVENLİK VE UYUŞTURUCU UYARISI
Karamahmutoğlu, eğitim gündeminin bir diğer önemli başlığının ise öğrencilerin okul çevresindeki güvenliği olduğunu söyledi.
Okulların çevresinde çeteler, suç grupları ve uyuşturucu satıcılarına karşı daha etkili tedbirler alınması gerektiğini savunan Karamahmutoğlu, emniyet teşkilatına bu konuda önemli görevler düştüğünü belirtti.
Polislerin gösterdiği çabanın takdir edilmesi gerektiğini ifade eden Karamahmutoğlu, çocukların ve gençlerin korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.
“Hiçbir çocuğumuz, gencimiz gözden çıkarabileceğimiz bir kayıp değildir” diyen Karamahmutoğlu, sözlerini “Her bir çocuğumuz, gencimiz tek başına bir vatandır” ifadeleriyle sürdürdü.
“CUMHUR İTTİFAKI İÇİNDE ÇELİŞKİ VAR” İDDİASI
Karamahmutoğlu açıklamasının devamında “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
PKK ile yürütüldüğünü iddia ettiği süreç üzerinden Cumhur İttifakı içerisinde görüş ayrılığı bulunduğunu savunan Karamahmutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile hükümet kanadından yapılan açıklamalar arasında çelişki olduğunu öne sürdü.
Karamahmutoğlu, Abdullah Öcalan’ın gelecekteki statüsü ve koşullarına ilişkin tartışmalar üzerinden hükümete eleştiriler yöneltti.
Devlet Bahçeli’nin bazı açıklamalarında dile getirdiği iddialarla hükümet kanadından gelen açıklamalar arasında farklılık bulunduğunu savunan Karamahmutoğlu, kamuoyunun bu konuda açık ve net biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
“TERÖRLE BİR YERE VARILAMAZ DENİYORDU”
“Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik eleştirilerini sürdüren Karamahmutoğlu, terör örgütlerinin siyasi taleplerinin karşılanmasının yanlış bir mesaj oluşturacağını savundu.
Karamahmutoğlu, Zafer Partisi’nin terörün sona ermesine karşı olmadığını, ancak terör örgütlerinin silahlı eylemler yoluyla siyasi sonuç elde etmesine karşı çıktığını belirtti.
“Biz teröre boyun eğilmesine karşı çıkıyoruz” diyen Karamahmutoğlu, Cumhuriyet’in kazanımlarının herhangi bir pazarlığın konusu yapılmaması gerektiğini savundu.
“TÜRKİYE BİR TERÖR ÖRGÜTÜYLE PAZARLIK MASASINA OTURTULACAK KADAR ZAYIF DEĞİL”
Türkiye Cumhuriyeti’nin terör örgütleriyle pazarlık yapacak kadar güçsüz bir devlet olmadığını savunan Karamahmutoğlu, Cumhur İttifakı’nın politikalarının Türk seçmeninden tepki göreceğini ileri sürdü.
Gelecek seçimlere ilişkin de sert ifadeler kullanan Karamahmutoğlu, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın sandıkta ağır bir sonuçla karşılaşacağını iddia etti.
YENİDOĞAN ÇETESİ DAVASINI GÜNDEME TAŞIDI
Karamahmutoğlu açıklamasında Yenidoğan Çetesi davasına da geniş yer verdi.
Sağlık sistemindeki sorunların ve özel hastane işletmeciliğine ilişkin tartışmaların yeniden ele alınması gerektiğini savunan Karamahmutoğlu, bebek ölümleriyle gündeme gelen davanın Zafer Partisi tarafından takip edildiğini söyledi.
Son dönemde davada bazı sanıkların tahliye edilmesine tepki gösteren Karamahmutoğlu, bunun kamu vicdanını yeniden yaraladığını savundu.
Sağlık hizmetlerinin ticari kaygılardan uzak tutulması gerektiğini belirten Karamahmutoğlu, Zafer Partisi olarak Yenidoğan Çetesi davasının takipçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti.
PISA SONUÇLARI ÜZERİNDEN EĞİTİM TARTIŞMASI
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, kendisine yöneltilen PISA sonuçlarıyla ilgili soru üzerine de değerlendirmelerde bulundu.
PISA verilerinde Türkiye’nin matematik alanındaki performansına ilişkin açıklamaların yanı sıra fen ve Türkçe okuma alanlarında da çeşitli göstergelerin bulunduğunu belirten Karamahmutoğlu, bazı akademisyenlerin PISA verilerinin manipüle edildiğine yönelik eleştirilerde bulunduğunu söyledi.
Karamahmutoğlu, bu nedenle eğitim sisteminin değerlendirilmesinde yalnızca PISA sonuçlarının değil, Türkiye’de velilerin ve öğrencilerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunların da dikkate alınması gerektiğini savundu.
“PISA’YA GEREK KALMADAN EĞİTİMDEKİ BOZULMAYI YAŞAYARAK GÖRÜYORUZ”
Karamahmutoğlu, özellikle okul tercihi ve okul türleri üzerinden velilerden kendilerine şikayetler geldiğini ifade etti.
Bazı bölgelerde okulların imam hatip okullarına dönüştürülmesi nedeniyle velilerin çocuklarını istedikleri okul türüne göndermekte zorlandığını öne süren Karamahmutoğlu, eğitim sisteminde çeşitlilik ve tercih imkanlarının korunması gerektiğini savundu.
Karamahmutoğlu, eğitimdeki sorunların yalnızca uluslararası sınav sonuçları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Hiç PISA’yı referans almaya gerek yok. Eğitimdeki bozulmayı tek tipleştirerek, okulları imam hatipleştirerek, ihtiyaç sayısından fazla okulu imam hatip haline getirerek eğitimdeki kalitesizliği, bozulmayı yaşayarak son çeyrek asırda biliyoruz” ifadelerini kullandı.
ZAFER PARTİSİ’NDEN EĞİTİM VURGUSU
Karamahmutoğlu’nun açıklamalarında eğitim, ekonomik koşullar, öğrenci beslenmesi, okul güvenliği, uyuşturucuyla mücadele ve eğitimde fırsat eşitliği öne çıkan başlıklar oldu.
Zafer Partisi Sözcüsü, Türkiye’nin geleceğinin çocukların eğitimine yapılacak yatırımlarla şekilleneceğini savunurken, öğrencilerin yalnızca akademik başarı açısından değil, sağlıklı beslenme, güvenli okul çevresi ve eşit eğitim imkanları açısından da korunması gerektiğini ifade etti.
Karamahmutoğlu, açıklamasının genelinde hükümetin eğitim, ekonomi, terör politikaları ve sağlık sistemi başta olmak üzere birçok alandaki uygulamalarına yönelik eleştirilerini dile getirirken, Zafer Partisi’nin bu konuların takipçisi olacağını belirtti.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.