HABERMAX. COP31 öncesinde küresel enerji dönüşümü, enerji güvenliği, rekabetçilik ve iş dünyasının dönüşüm sürecindeki rolü İstanbul’da düzenlenen özel bir buluşmada ele alındı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, “Oksijen İklimin Ötesinde: Antalya’ya Doğru” zirvesinde bir araya gelerek enerji dönüşümünün ekonomi ve iş dünyası üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
gorselCOP31 Öncesi Enerji Gündemi: Ali Y. Koç ve Fatih Birol’dan Dönüşüm, Rekabetçilik ve Yatırım Mesajları
Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen ve COP31 öncesi düzenlenen buluşmada, enerji dönüşümünün yalnızca çevresel hedefler açısından değil, ülkelerin ekonomik rekabet gücü, enerji maliyetleri, yatırımlar ve enerji güvenliği açısından da önem taşıdığına dikkat çekildi.
Gazeteci Barçın Yinanç’ın moderatörlüğündeki oturumda Ali Y. Koç ve Dr. Fatih Birol, COP31 sürecinde gündeme gelecek hedefler ile enerji dönüşümünün önümüzdeki dönemde piyasalara ve yatırım kararlarına etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Ali Y. Koç: Yeşil dönüşüm için yatırım ortamı oluşturulmalı
Ali Y. Koç, yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılabilmesi için kamu ve özel sektör açısından uygun bir yatırım ortamının oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintisiz üretim yapamadığına işaret eden Koç, enerji sistemlerinin dönüşümünde şebeke yatırımları ve enerji depolama kapasitesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Koç, mevcut tabloya ilişkin değerlendirmesinde, yenilenebilir enerji tarafındaki üretim kapasitesi ile enerji tüketimi arasındaki farkın kapatılabilmesi için ciddi miktarda şebeke yatırımı ve depolama altyapısına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Bu alanın iş dünyası açısından da önemli fırsatlar barındırdığını belirten Koç, dünyadaki mevcut depolama kapasitesinin yaklaşık 6 katına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Koç, kamu tarafından iş dünyasının yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelmesini sağlayacak ve yatırımcıları cezbedecek bir ortam oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.
“İklim, rekabeti belirleyen önemli bir faktör haline geldi”
Küresel rekabet açısından enerji, finansman, teknoloji ve jeopolitik gelişmelerin giderek daha fazla birbirine bağlı hale geldiğini belirten Ali Y. Koç, iklim politikalarının da artık rekabet üzerinde etkili olan unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.
Koç, sınırda karbon maliyetlendirmesi ve iklim odaklı teşvikler gibi uygulamaların ülkeler arasında farklılık gösterebildiğine dikkat çekerek, enerji maliyetlerinin de şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi.
Avrupa’daki enerji maliyetlerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne kıyasla yüksek olduğuna değinen Koç, enerji maliyetlerinin üretim maliyetleri ve dolayısıyla uluslararası rekabet açısından önemli bir unsur haline geldiğini belirtti.
Koç ayrıca Çinli şirketlerin küresel pazarlardaki paylarının artışında kamu desteklerinin rolüne dikkat çekti. Çin’in stratejik bağımsızlık yaklaşımı doğrultusunda uzun yıllardır elektrifikasyonu önceliklendirdiğini ifade etti.
COP31 iş dünyası açısından yeni yatırım fırsatları oluşturabilir
Koç Holding’in COP31 Küresel İş Ortaklığı kapsamında üstlendiği role de değinen Ali Y. Koç, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının yanı sıra şirketlerin dönüşüm sürecindeki çalışmalarını anlatabilmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.
Koç, COP31 sürecinde yeni iş birliklerinin ve teşviklerin geliştirilmesi, Türkiye’de ve yurt dışında yeni yatırım imkanlarının oluşturulması açısından önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti.
Bu süreçte finansman kaynakları ile yatırım ihtiyacı bulunan ülkeler ve projeler arasında bağlantı kurulmasının önemine de dikkat çekildi.
“Finans kuruluşları ile finansmana ihtiyacı olan ülkeleri birleştirmek önemli”
Dünyada sermaye eksikliğinden ziyade uygun projelere ulaşma konusunda bir sorun bulunduğunu belirten Ali Y. Koç, ülkelerin iklim hedefleri, dönüşüm planları, enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığına yönelik projeleri için finansmana ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Koç, finans kuruluşlarının yatırım yapmak istediği projeler bulunduğunu ancak yeterli sayıda uygun projenin ortaya konulamadığını ifade ederek, finans kuruluşları ile finansmana ihtiyaç duyan ülkelerin ve projelerin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu kapsamda enerji dönüşümünün yalnızca kamu politikalarıyla değil, özel sektör yatırımları ve uluslararası finansman imkanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği mesajı verildi.
2035 hedefi enerji maliyetleri açısından da gündemde
Ali Y. Koç konuşmasında COP31 Başkanlığı tarafından gündeme getirilen 2035 hedeflerine de değindi.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2035 yılında enerji tüketimi içerisinde elektriğin payına ilişkin öngörülerine dikkat çeken Koç, yüzde 35 hedefinin ulaşılabilir bir hedef olduğuna ilişkin değerlendirmede bulundu.
Koç, 2035 yılında enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikten karşılanması hedefinin gerçekleşmesi durumunda, özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından önemli maliyet avantajlarının ortaya çıkabileceğini belirtti.
Bu hedefe ulaşılması halinde enerji maliyetlerinin yaklaşık 400 milyar dolar daha azalabileceği yönündeki öngörüyü paylaşan Koç, bunun enerji ithalatına bağımlı ülkelerin rekabet gücüne de yansıyabileceğini ifade etti.
Fatih Birol: Elektrifikasyon enerji güvenliği açısından da önemli
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol ise COP31 kapsamında elektrifikasyon alanında verilebilecek taahhütlerin önemine dikkat çekti.
Birol, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sonunda çok sayıda ülkenin elektriğin toplam enerji tüketimindeki payının 2035 yılında yüzde 35’e çıkarılması yönünde ortak bir hedef ortaya koymasının, yalnızca siyasi bir belge niteliğinde kalmayacağını ifade etti.
Birol’a göre böyle bir hedefin geniş bir ülke grubu tarafından benimsenmesi, piyasalara ve yatırımcılara gelecekteki enerji dönüşümünün yönü konusunda önemli bir mesaj verebilir.
“İthalat rakamlarımız düşecek”
Elektrifikasyon kapsamında ülkelerin önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği yatırımların ve alacağı tedbirlerin önemine dikkat çeken Birol, özellikle enerji ithal eden ülkeler açısından bu dönüşümün ekonomik sonuçları olacağını belirtti.
Birol, enerji ithalatının azaltılmasının cari açık üzerinde de etkili olabileceğine işaret ederek, petrol ve doğal gaz kullanımındaki azalmanın enerji ithalat rakamlarının düşmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Elektrifikasyonun çevre üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra enerji güvenliği bakımından da önemli olduğunu belirten Birol, enerji dönüşümünün ülkelerin dışa bağımlılığının azaltılması açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Enerji dönüşümü ekonomik rekabetin yeni başlıklarından biri
Zirvede yapılan değerlendirmelerde enerji dönüşümünün artık yalnızca çevre ve iklim politikaları çerçevesinde ele alınmadığı ortaya konuldu.
Enerji maliyetleri, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji yatırımları, şebeke altyapısı, depolama kapasitesi, finansman ve enerji güvenliği gibi başlıkların ülkelerin ekonomik performansı ve şirketlerin uluslararası rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
COP31’e giden süreçte ortaya konulacak hedeflerin, kamu politikalarının yanı sıra yatırımcıların ve iş dünyasının kararları açısından da önem taşıması bekleniyor.
Ali Y. Koç ve Dr. Fatih Birol’un değerlendirmeleri, enerji dönüşümünün önümüzdeki yıllarda hem çevresel hedeflerin hem de ekonomik ve stratejik kararların önemli başlıklarından biri olmaya devam edeceğine işaret etti.
Habermax.net
#COP31, #AliYKoç, #FatihBirol, #KoçHolding, #IEA, #Enerji, #EnerjiDönüşümü, #YenilenebilirEnerji, #Elektrifikasyon, #İklim, #Ekonomi, #Rekabetçilik, #Yatırım, #Antalya, #Habermax


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.