HABERMAX. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı ve ekonomist Ali Babacan, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) fon soruşturmaları kapsamında hayata geçirdiği “İsteğe Bağlı İade Hesapları” uygulamasına sert tepki gösterdi.
gorselBabacan, SPK tarafından açılan hesaplara dikkat çekerek, uygulamanın kamuoyunda tartışılması gereken önemli bir yönü bulunduğunu savundu.
SPK’dan “İsteğe Bağlı İade Hesapları” açıklaması
SPK, 1 Ekim 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamada, tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarında, tasfiye kararından önce gerçekleştirilen katılma payı satışları sonucunda “fahiş kazanç” elde eden kişilerden, bu kazancı kendi isteğiyle ilgili fona iade etmek isteyenler için özel hesaplar açıldığını duyurdu.
SPK’nın açıklamasına göre söz konusu hesaplar, Birleşik Fon Bankası nezdinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) adına açıldı.
İsteğe bağlı olarak yatırılan tutarların yalnızca ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edileceği ve tasfiye kapsamında ilgili fonun katılma payı sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacağı belirtildi.
SPK ayrıca, borsada işlem gören ortaklıkların paylarının alım satımı ve benzeri işlemler nedeniyle elde edilen fahiş kârların geri ödenmek istenmesi halinde kullanılmak üzere “Genel Hisse İade Hesabı” da oluşturulduğunu açıkladı.
Babacan’dan dikkat çeken eleştiri
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde SPK’nın yaklaşımını eleştirdi.
Babacan, SPK tarafından hesap numarası verilmesini şu sözlerle gündeme getirdi:
“SPK bir IBAN numarası verdi. ‘Fazla kazandığını düşünen varsa getirsin, parasını iade etsin’ diyor.”
Babacan, eleştirisini bir kuyumcu soygunu üzerinden yaptığı benzetmeyle sürdürdü.
“Çalabildiğiniz kadar çalın. Yakalanmazsanız sizin, yakalanırsanız iade edersiniz. Bu hırsızlığı teşviktir.”
Tartışmanın odağında “gönüllü iade” uygulaması var
SPK’nın düzenlemesinde öne çıkan nokta, söz konusu kazançların “isteğe bağlı” olarak iade edilebilmesine yönelik hesapların oluşturulması.
Kurulun resmi açıklamasında, tasfiye kapsamındaki fonlarda fahiş kazanç elde edenlerden kendi isteğiyle bu kazancı ilgili fona geri vermek isteyenlerin taleplerinin karşılanması amacıyla hesapların açıldığı ifade ediliyor.
Babacan’ın açıklaması ise uygulamanın yalnızca teknik ve mali boyutuyla değil, hukuki ve caydırıcılık açısından da tartışılması gerektiği yönündeki değerlendirmeyi gündeme taşıdı.
“Fahiş kazanç” tartışması
SPK’nın duyurusunda kullanılan “fahiş kazanç” ifadesi, tasfiye kapsamına alınan bazı yatırım fonlarında gerçekleştirilen işlemlerle bağlantılı olarak elde edilen kazançlara ilişkin.
Kurul, gönüllü olarak yapılacak iadelerin ilgili fonların tasfiye malvarlığına aktarılacağını ve hak sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılacağını bildirdi.
Öte yandan Ali Babacan’ın açıklaması, bu yöntemin yeterli olup olmadığı konusunda yeni bir siyasi ve ekonomik tartışmanın da fitilini ateşledi.
Gözler SPK’nın uygulamasında
Fon soruşturmaları kapsamında oluşturulan iade mekanizması önümüzdeki dönemde hem finans piyasaları hem de yatırımcılar açısından yakından takip edilecek.
SPK, gönüllü iade kapsamında kullanılacak fonlara ilişkin hesap bilgilerini kamuoyuyla paylaşırken, Ali Babacan ise mekanizmanın uygulanış biçimine yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor:
Fahiş kazanç elde edildiği değerlendirilen işlemlerde, kazancın gönüllü olarak iade edilmesi mekanizması yatırımcıların zararlarının giderilmesi açısından yeterli mi, yoksa daha güçlü hukuki ve idari yaptırımlar mı uygulanmalı?
Kamuoyunun ve finans piyasalarının gözü, bundan sonraki süreçte SPK’nın atacağı adımlarda olacak.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.